HAYAT KALİTESİNİ ARTTIRAN 8 GIDA.

2013-03-19 19:17:00

  Hayat Kalitesini Arttıran 8 Gıda         Sağlıklı yemekler hayat kalitesini arttırırken yaşama süresini de uzatıyor...   Sağlıklı yemekler hayat kalitesini arttırırken yaşama süresini de uzatıyor   ABD’de Alabama Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar hayat kalitesini ve süresini uzatan 8 besini buldu. İşte o besinler..   SARIMSAK   Sarımsağın kokusunun nedeni olan Allicin, kuvvetli bir antioksidan. Vücudun ihtiyacı hidrojen sülfiti sağlayan sarımsak böylelikle damarların rahatlamasına ve kanın akışının hızlanmasına olanak sağlıyor.   YUMURTA   Bir yumurtada 9 önemli amino asit ve 6 gram protein olması yumurtanın bu listeye girmesine imkan sağlıyor. Özellikle yaşlıların görme sorunlarının başında gelen sarı benek rahatsızlığına iyi gelen lütein, katarakta iyi gelen zeaksantin ve kalp ve beyin rahatsızlıklarının önüne geçen kolin içeren yumurta barındırdığı D vitamini sayesinde sağlıklı bir besin maddesi olarak tanımlanıyor.   YABAN MERSİNİ   Yabanmersininde bulunan pigmentlerin strese iyi geldiği açıklanırken beynin dopamin salgılamasına yardımcı oluyor. Mutluluk, sağlıklı hafızaya imkan tanıyan yabanmersini vücut koordinasyonuna olumlu katkılar yapıyor. ISPANAK-LAHANA   Ispanak ve lahana gibi yeşil yapraklı sebzeler kanserle mücadele etmeye yardımcı C vitamini, karoten ve lif barındırmasının yanında genç kalmayı sağlayan antioksidan barındırıyor.   BROKOLİ   Kanserle mücadele etmeye yardımcı olan brokoli, tam bir antioksidan deposu. Barındırdığı D vitamini ve kalsiyum sayesinde vücuda güç veriyor.   SOMON   Somon, kalp hastalıklarının önüne... Devamı

ZENCEFİLİN FAYDALARI

2013-03-17 22:27:00
ZENCEFİLİN FAYDALARI |  görsel 1

Zencefil 5000 yıldır hem mutfaklarda pişirme yardımcısı hem de sağlığa yararlı olduğu için kullanılmaktadır. Ancak çoğu baharatın aksine zencefilin asıl faydalı yeri toprağın altında yetişmektedir. Zencefil hemen ayırt edilebilen tadıyla kendini gösterir. Kurutulmuş halinden elde edilen toz zencefil ise daha çok kurabiye gibi fırında hazırlanacak yiyeceklere katılır. Zencefil soğuk algınlığından hareket hastalığına kadar pek çok konuda vücudunuzun dostudur. Seçimi ve saklanması: Zencefilin köküne en yakın kısmı en tatlı yeridir. Zencefil dilim ya da rende halinde kullanılabilir. Asya mutfağında genellikle taze ve kurutulmuş şekliyle tercih edilir. Püf noktaları: Zencefilin kabuğunu bıçakla soymaya çalışmak yerine bir çay kaşığı yardımıyla yüzeyini kazırsanız işiniz kolaylaşacaktır. Yemeklerdeki yeri: Zencefil çaylarda ve et yemeklerinde... ...   Kaynak : hulyaninmutfagi1.blogcu.com   Devamı

KARNABAHAR KANSERE KARŞI KORUYOR.

2013-03-17 06:36:00
KARNABAHAR KANSERE KARŞI KORUYOR. |  görsel 1

    Haşlarken ve pişerken yaydığı koku nedeniyle bazıları tarafından sevilmez karnabahar. Lezzetli yemekleri kadar bir o kadar da sağlıklıdır. Özellikle kadınları göğüs kanserine karşı korur, sinirleri ve beyni iyi çalıştırır, yıpranmasını önler.   Fosfat ve potasyum ihtiva eden ve içeriğinde, kadınları göğüs kanserine karşı koruyan 'indol-3 karbonal' bulunan karnabaharın, lahanadaki besin değerinin çoğuna sahip olduğunu bildiren uzmanlar, "Karnabahar çiçek olduğu için, bol bol fosfor ve vitaminleri, cinsiyet hormonu, bol E vitamini ve protein içerir. Bu maddeleri ile cinsel gücü arttırır, buna bağı olarak kalp rahatsızlıklarını da giderir. Sinirleri ve beyni iyi çalıştırır, onların yıpranmasını önler" diyorlar. Karnabaharın yenilen kısmı; başını (kellesini) oluşturan çiçeklik ve çiçekleridir. En makbul karnabaharlar başı sıkı olanlardır. Güzlük karnabaharın başı orta irilikte, sıkı ve beyaz çiçekli; kışlık karnabaharın başı iri, sıkı ve beyaz çiçekli ve mart karnabaharının başı ise küçük, sıkı ve beyaz çiçekli olur. Gevşek başlı ve sarımsı çiçekli karnabaharlar makbul sayılmaz. Ancak, son zamanlarda Batı ülkelerinde pembe, mor ve sarı çiçekli karnabahar çeşitleri de yetiştirilmiştir. Karnabahar; çorbası, kızartması, sade ve zeytinyağlı musakkası ile salataları yapılarak t&uum... Devamı

NARIN FAYDALARI.

2013-03-16 21:27:00
NARIN FAYDALARI. |  görsel 1

  Ayıklaması, yemesi biraz zahmetli olan narın faydaları saymakla bitmez. Her derde deva olan narın faydaları bu yazıda.    Nar (Punica granatum), Lythraceae familyasından içinde küçük çekirdekler ve meyve gövdesini oluşturan yüzlerce tanecikten oluşmuş, hafif ekşi tadında ılıman iklimlerde yetişen, özellikle Anadolu ve İran'da yetiştirilen bir meyve türü. Türkiye'de Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yetişir. Haziran-Temmuz aylarında kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile beş metre boylarında ağaççıklardır. Gövdeleri gayri muntazamdır. Yapraklar karşılıklı, kısa saplı ve kırmızı kenarlıdır. Çiçekler kısmen sapsız, tek tek ve birkaçı bir arada bulunur. Çanak yaprakları kırmızı renkli, dökülmeyen ve etlidir. Meyveleri küre şeklinde ve portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsı renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir. NAR NASIL KULLANILIR? Bitkinin tohumları meyve olarak yenildiği gibi, gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabuğu da tıbbi olarak kullanılır. Kök ve gövde kabuğu tanen, nişasta ve alkaloitler (pelletierin) taşır. Nar meyvesi kabuğu tanen, triterpenler ve az alkaloitler ihtiva eder. Nar ağacı kabuğu çok eskiden beri bilhassa barsak şeritlerine (tenyalara) karşı kullanılır. Yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli olunmal... Devamı

PIRASANIN FAYDALARI..

2013-03-16 21:24:00
PIRASANIN FAYDALARI.. |  görsel 1

  Pırasa, içerdiği potasyum, demir, kalsiyum mineralleri ve özellikle yüksek orandaki lifi nedeniyle önemli bir besin maddesidir. Kış aylarının en faydalı sebzelerinden biri olan pırasa, böbrek sağlığından kalp sağlığına kadar birçok hastalığa şifa dağıtır.   Pırasanın bol vitaminleri, mineralleri ve çeşitli nitritleri ile çok şifa verici özelliği bulunduğunu vurgulayan uzmanlar, mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları, damar sertliği için faydalı olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, pırasa yemeğinin, bağırsaklara yumuşaklık verip pekliği giderdiğini, hemoroidi olanlara da ferahlık sağladığını bildiriyor. Uzmanlar, pırasa çorbasının, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ve vücutta birikmiş üre asidi ve ürat tuzlarını dışarı attığını ifade ediyor. Tüm bölümleri keskin kokulu olan pırasanın, beyaz ve yeşil kısımlarıyla zeytinyağlı ve sadeyağlı yemekleri, yalnızca beyaz kısımlarıyla dolması, mücveri ve paça denilen özel yemeği yapılır. Pırasa, sebze çorbalarına katılır, börek içi olarak da kullanılır. BESİN DEĞERLERİ 100 gr. çiğ (pişirilmemiş) pırasanın içerdiği besin değerleri şöyle sıralanabilir: 25 kalori; 1,8 gr. protein; 4,6 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 1.3 gr. lif: 27 mgr. fosfor; 60 mgr. kalsiyum; 2 mgr. demir; 6,4 mgr. sodyum; 278 mgr. potasyum: 12,5 mgr. magnezyum; 0,07 mgr. B1 vitamini; 0,4 mgr. B3 vitamini ve 15 mgr. C vitamini. PIRASANIN FAYDALARI NELERDİR? Sulu yemeklerde, soğuk mezelerde, salatalarda, hamur işlerinde tadına doyamadığımız pırasa sağlığımız için de çok çalışıyor. Pırasa şurubu göğsü yumuşatır ve öksür&uum... Devamı

CİPSLER...MSG(ÇİN TUZU)

2013-03-05 15:19:00
CİPSLER...MSG(ÇİN TUZU) |  görsel 1

  Lütfen,en kiymetli varlıklarımız olan çocuklarımıza,eşimize,dostlarımıza yedirmeyelimm!.... MSG ( ÇİN TUZU) DENEN ZEHİR Knorr un hazır çorbalarının üzerinde"hiç bir koruyucu madde içermez" yazıyor diye alıyordum.Özellikle son çıkardıkları çorbalar çok kolay yapılıyordu ve gerçekten de çok lezzetli oluyordu.Bu maili okuduktan sonra hemen mutfağa gidip Knorr çorba paketlerinin içeriğine baktım.Maalesef içeriğinde MSG denilen madde var """ MSG Nedir ..??? """ Dikatlice Okuyalım ve Paylaşalım...!ar. Utanmadan Sağlık Bakanlığı'da bunu onaylayıp "Türk Gıda Koteksi'ne uygundur"izni veriyor.Şimdi anlıyorum ki ince bir çizgiye dikkat etmek gerekiyor.Şöyle ki "hiçbir katkı maddesi yoktur" la" hiçbir koruyucu madde içermez"dikkat etmediğimiz ama çok önemle dikkat etmemiz gereken iki ayrı ama önemli bilgi..Sizlerle paylaşmak istedim... MSG NEDİR?... halimvural biyolog il halk sağlığı lab. müdür yardımcısı SİVAS tel; 0346 2253514 0346 2253514 faks;0346 2245125 cep; 0533 6581415 0533 6581415 ÇOK Onemli: Bu msg denen illeti piyasalarda, daha masum bir ifade tarzı olsun diye ÇIN TUZU adıyla satıyorlar. Piyasada bazı dönerciler de bunu kullanıyorlar. O kadar lezzetli oluyor ki, bir döner yiyecegine 2-3 döner yiyesin geliyor. Ayrıca ithal olarak gelen BUTUN GIDA MADDELERİNDE BU MSG VAR (Peyniri,eti,konservesi vs vs.) MSG NEDİR?... MSG adında bir yiyecek katkı maddesi var. MONO SODYUM GLUTAMAT Yiyeceklere katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından g... Devamı

CEVİZ YAPRAĞININ YARARLARI.

2013-03-06 01:09:00
CEVİZ YAPRAĞININ YARARLARI. |  görsel 1

    CEVİZ YAPRAĞI Ceviz yaprağının kan durdurucu-sıkıştırıcı (astringent), kuvvetlendirici (tonik) ve bağırsak kurtlarını veya solucanlarını düşürücü (antihelmintik) etkisi vardır. Yaprak çayı, sindirim bozukluklarında, kabızlıkta, iştahsızlıklarda ve kan temizliğinde etkilidir. İştah açıcı, kan şekerini düşürücü ve kuvvet verici etkileri vardır. Deri hastalıklarında antiseptik olarak haricen kullanılır. Ceviz yaprağı kaynatılarak, tüm sıraca (scrofula), frengi (sifilis), egzema (mayasıl), herpes (uçuk) ve raşitik hastalıklarda, kemik çürümesinde, kemik deformasyonunda ve ayrıca, iltihaplı el ve ayak tırnaklarında kullanılabilen çok etkili bir banyo katkısı elde edilir. Favus ve uyuz hastalıklarında, hasta bölgeler, taze ceviz yaprağının kaynama suyu ile yıkandığında, kısa sürede düzelme görülecektir. Bu suyla yapılan banyolar, yıkamalar, ergenlik sivilcesine, iltihaplı egzemalara, ayak terine ve kadınların akıntılarına iyi gelir. Ağız boşluğu iltihabı, dişeti, boğaz ve gırtlak hastalıklarında gargara yapılmalıdır. Ceviz yaprağının kaynama suyu banyo suyuna eklendiğinde, donuk kabarcıkları iyileşir. Ceviz yaprağı kaynama suyu, hızlı saç dökülmelerinde de kafa derisine friksiyon (ovarak sürme) yapmakla kullanılır. Bu sıvı ayrıca, kafadaki bitine karşı da çok etklidir. Faydaları -Akan kanı durdurur. -Tonik etkisi ile arındırma sağlar. -Bağırsakta yaşayan kurtları döker. -Kanı temizler. -Kan şekeri düşürür. -Kabızlıkta iyi bir alternatiftir. -Çocuklarda iştah açar. -Egzama, mantar, uçuk, uyuz, sivilce gibi deri hastalıklarında etkilidir. -Ağız içi hastalıklarına iyi gelir. Özellikle diş eti hastalıklarında güzel sonuçlar elde edilir. -Ayak kokusuna ve terlemesine iyi gelir. ... Devamı

YÜZ KIZARMASI NEDENLERİ...

2013-03-04 20:38:00
YÜZ KIZARMASI NEDENLERİ... |  görsel 1

  Yüz kızarmasının nedenleri!...     Hani karşısındaki ile konuşurken yüzü kızarır, konuşamazlar ya, çevreden de hemen teşhisi koyup, çok utangaçtır. Toplum içinde veya insanın yüzüne bakıp da konuşamaz vs… gibi yüz kızarmasının nedenleri neymiş gelin birlikte bir bakalım. Yüz kızarması çoğumuzun günlük hayatında karşılaştığı bir durummuş. Özellikle gençlik yıllarında mahcubiyet anlarında yüz kızarması hepimizin başına gelmiştir. Ve de gelebilir. Bakın bu kızarmanın nedeni neymiş? Vücudumuz stres, utanma veya kaygı sonucunda aniden oluşan yüksek ısıyı, derinin yüzeyine yakın kan damarlarını genişleterek atmaya çalışırmış. Bu da bazı kişilerde yüzün kızarmasına neden olurmuş. Egzersiz, sıcak bir duş veya seksten sonra yüz kızarması, aşırı olmadığı sürece, normal bir reaksiyonmuş. Alkol alınması, sıcak içecekler, çok baharatlı yemekler ya da bazı hazır yemeklerde ve lokanta yemeklerinde bulunan mono sodyum glutamat yüz kızarmasına neden olabilirmiş. Kadınlarda yüz kızarmasının başka özel nedenleri de varmış. Sözgelimi hamilelikte vücuttaki değişen hormon düzeyleri ve kan hacmindeki artış, ara sıra yüz kızarmasına yol açabilirmiş. Menopoz dönemimde ise östrojen hormonun yavaş yavaş azalması, yüz kızarması ataklarıyla kendini belli edebilirmiş. Enfeksiyona bağlı ateş, çok soğuğa veya sıcağa maruz kalınması, güneş yanması gibi vücut ısısının yükselmesine neden olan her şey yüz kızarması sonucunu doğurabilirmiş. Bu tetikleyiciler bazı kişileri etkilerken, bazılarını etkilemeyebilirmiş. Yani her zaman herkesin yüzü kızaracak diye bir durum yokmuş. Ayrıca yüz kızarması... Devamı

SU

2013-03-01 21:03:00
SU |  görsel 1

Bunları Biliyor muydunuz? Bir çok hastalığın ana sebebini anlamak için, lütfen aşağıda aktarılan bilgileri dikkatlice ve özenle okuyalım, paylaşalım. * Vücut su kıtlığı çektiğinde kandaki suyu kullanırsa,  YÜKSEK TANSİYON hastalığına yakalanırız. * Vücut su kıtlığı çektiğinde omurlardaki suyu kullanırsa, BEL VE BOYUN FITIĞI hastalığına yakalanırız. * Vücut su kıtlığı çektiğinde kemiklerdeki suyu kullanırsa,  gut - atrit gibi romatizmal hastalıklara yakalanırız. * Vücut su kıtlığı çektiğinde akciğerdeki suyu kullanırsa,  ASTIM hastalığına yakalanırız. * Vücut su kıtlığı çektiğinde pankreastaki suyu kullanırsa,  ŞEKER hastalığına yakalanırız. * Vücut su kıtlığı çektiğinde midedeki suyu kullanırsa,  ÜLSER hastalığına yakalanırız. * Bağırsaklarda su eksilirse, kabızlık meydana gelir ve  KOLON kanseri olma tehlikesi yaşarız. * Hücrenin su eksikliği çok artarsa, beynimiz hücreye oksijen göndermeyi keser. Oksijen kesilmesi sonucunda da hücre KANSERLEŞME sürecine girer !!!... Hasta olmamak için vücüdumuzu susuz bırakmamalıyız.  Alkali - Canlı su içmeliyiz. Alkali ve canlı olmayan sular ne kadar çok içilse de vücut yine susuz kalmaktadır !!!... Çağımızın en büyük problemi ; içilen ölü sulardır !!! Hasta değil susuzsunuz ........ Devamı